Türkiye–ABD Savunma ve Havacılık Ticareti 2026: ROKETSAN Genişlemesi, F-35 Dışlanması ve İkili Savunma Sanayi İlişkisi
Türkiye ve ABD, NATO'nun en karmaşık ikili savunma ilişkilerinden birini sürdürüyor — derin sanayi işbirliği, F-35 dışlanması, S-400 gerilimleri ve rekabet eden ihracat kontrol çerçeveleriyle bir arada var oluyor. Bu analiz, 2026'da Türkiye–ABD savunma ticareti ve yatırımının mevcut durumunu ele alıyor.
2026'da İkili Savunma İlişkisi
Türkiye ve ABD, aynı anda NATO'nun en verimli ve en karmaşık savunma ilişkilerinden birini paylaşıyor. Türkiye, NATO'nun ikinci büyük ordusunu işletiyor, İncirlik Hava Üssü'ne ev sahipliği yapıyor ve onlarca ortak programa katılıyor. Öte yandan Türkiye'nin 2019'da Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın alması, F-35 programından çıkarılmasına ve CAATSA yaptırımlarının uygulanmasına yol açtı — henüz tam olarak onarılmamış bir kırılma.
ROKETSAN ve Yerli Savunma Sanayi Konsolidasyonu
2026'nın Türkiye tarafındaki en önemli savunma işlemi, 2026 Q2'de açıklanan ROKETSAN'ın ASSAN Group savunma varlıklarını yaklaşık 471 milyon USD'ye satın alması. Türkiye'nin önde gelen füze ve roket sistemleri üreticisi ROKETSAN, yabancı savunma tedarikçilerine — ABD tedarikçileri dahil — bağımlılığı azaltmaya yönelik Türkiye'nin daha geniş stratejisinin bir parçası olarak yerli savunma sanayi kapasitesini konsolide ediyor.
ABD savunma şirketleri açısından sonuçlar:
- Türk savunma konsolidasyonu, belirli kategorilerde ABD bileşen tedarikçilerinin hitap edebileceği pazarı daraltıyor
- ROKETSAN'ın genişleyen kapasitesi, ABD ve Türk savunma ürünlerinin örtüştüğü üçüncü pazarlarda yeni ihracat rekabeti yaratabilir
- ABD ihracat kontrol gereksinimleri (EAR, ITAR), Türk savunma sistemlerine dahil edilen ABD menşeli teknoloji için uygulanmaya devam ediyor
F-35 Programı: Dışlanma Sürüyor
Türkiye, Rus yapımı S-400 Triumf hava savunma sistemini satın almasının ardından Temmuz 2019'da F-35 Müşterek Taarruz Uçağı programından çıkarıldı. 2026 ortası itibarıyla:
- Türkiye F-35 programına henüz geri dönmedi
- Alternatif düzenlemelere (F-16 modernizasyonu, olası F-35 yeniden katılım koşulları) ilişkin görüşmeler diplomatik düzeyde sürüyor
- ABD Kongresi, savunma yetkilendirme mevzuatında Türkiye'ye yapılacak olası F-35 satışına zaman zaman koşullar bağladı
- Türkiye, uzun vadeli bir alternatif olarak yerli savaş uçağı programını (KAAN) hızlandırdı
Aktif Savunma Ticareti Programları
F-35 dışlanmasına karşın Türkiye–ABD savunma ticareti önemini koruyor:
- F-16 filosu bakım ve modernizasyonu — Türkiye dünyanın en büyük F-16 filolarından birini işletiyor; ABD şirketleri parça, bakım ve modernizasyon paketleri tedarik ediyor
- C-130 ve C-17 nakliye uçakları — Türk Hava Kuvvetleri ABD tedarikli nakliye platformlarını kullanıyor
- Deniz sistemleri — fırkateyn programları ve denizaltı teknolojisine ilişkin süregelen işbirliği
- Mühimmat ve silah sistemleri — NATO çerçeveleri kapsamındaki ikili tedarik düzenlemeleri
- Siber güvenlik ve elektronik harp — büyüyen işbirliği alanı
İhracat Kontrol Çerçevesi
Türkiye'ye ihraç edilen tüm ABD menşeli savunma teknolojisi şu düzenlemelere tabidir:
- Uluslararası Silah Trafiği Yönetmelikleri (ITAR) — savunma ürünleri ve hizmetleri için Dışişleri Bakanlığı yetkisi
- İhracat Yönetim Yönetmelikleri (EAR) — çift kullanımlı ürünler için Ticaret Bakanlığı yetkisi
- Hassas ürünler için son kullanım izleme gereksinimleri
ABD teknolojisi edinen Türk savunma şirketleri bu çerçevelere uyumu sürdürmek zorunda; üçüncü ülke sistemlerine yeniden ihracat veya dahil etme ayrı ABD hükümeti yetkisi gerektiriyor.
CAATSA Yaptırımları: Süregelen Maruziyet
Türkiye'nin savunma tedarik ajansı SSB'ye Aralık 2020'de uygulanan CAATSA yaptırımları 2026 ortası itibarıyla yürürlükte. Bu yaptırımlar:
- ABD kişilerinin SSB ile işlem yapmasını yasaklıyor
- SSB ile işlem yapan ABD dışı şirketler için ikincil yaptırım riski yaratıyor
- Türk savunma şirketlerinin ABD sermaye piyasalarına ve bankacılık hizmetlerine erişimini güçleştiriyor
Görünüm
2026'da Türkiye–ABD savunma ilişkisi, yönetilen bir gerilimle karakterize ediliyor: NATO içindeki derin operasyonel işbirliği, S-400, CAATSA yaptırımları ve F-35 dışlanmasına ilişkin çözüme kavuşturulmamış anlaşmazlıklarla bir arada var oluyor. ROKETSAN konsolidasyonu, Türkiye'nin savunma sanayi özerkliğine yönelik süregelen yatırımına işaret ediyor; bu durum belirli kategorilerde ikili savunma ticaret hacimlerini kademeli olarak azaltırken diğerlerinde yeni işbirliği fırsatları yaratabilir.
Bu analiz ULF New York tarafından yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.